BİLİNÇLENELİM

Levent TOSUN


BİLİNÇLENELİM, ETRAFIMIZDA YANLIŞ YAPANLARIDA BİLİNÇLENDİRELİM 1 

     DİKKAT
Birçok güvercin hastalığı ancak tahliller veya röntgen sonuçları neticesinde teşhis edilebilmektedir. Bu nedenle hayvanlarınızı görmeden size ilaç öneren ve de ticari kaygıları çok fazla olan İLAÇ SATICILARINA KESİNLİKLE GÜVENMEYİN.
Bugün için birçok güvercin ırkı tedavi edilebilir birçok hastalıkta eksik veya yanlış tedavi yüzünden yok olmaktadır. Oysaki AŞI HAYAT KURTARIR.
Bakabileceğimiz kadar güvercin besleyelim. Kümesteki güvercin sayısı arttıkça sorunlarda artar. Unutmayalım; az sayıda kuş barındıran sağlıklı bir kümes, kalabalık ama problemli bir kümesten daha çok tercih edilir.
            Kümesimize yeni gelen bir kuşu alıştırmak amacıyla; ona acı veren kanat makaslamak, kanat çekmek gibi vahşi yöntemleri terk edelim. Bu gibi yöntemler kuş üzerindeki hem stresi arttırır hem de sakat bırakabilir. Yeni gelmiş kanat, bilmeden ya da bilerek çekilir ya da makaslanırsa kuş kesinlikle sakatlanır.
Yeni gelen kuşları alıştırmada kullanılabilecek bir yöntem güneydoğuda yaygınlıkla kullanılan kuşların kanadının dikilmesidir. Eğer kuşun kanadını bantlayacaksanız kanat diplerini aşırı germeyin ve de bantlarken teleklerin sırasını bozmayın.
 Pazar vs. gibi yerlere satmak için getirilen kuşları daha insancıl koşullarda sergileyelim.
            Damızlık olarak satın alınan kuşları sırf çok para verdik diye salmalara hapsetmeyelim. Güvercinler uçmak için yaratılmış hayvanlardır. Onları hapsetmek sonları olur. Kapalı salmalarda yaşayan kuşların kanat ve ayaklarında tümör görülme sıklığı oldukça fazladır. Ayrıca antrenmanlı kuşlar salmaya hapsedildikten sonra bağışıklık sistemlerinde gerileme başlar ve çok kolay hastalanırlar.
        Eş kuşları birbirinden, yavruları da ana- babadan uygun zaman gelmeden ayırmayalım.
Yavrular, ana-babadan zamansız ayrılmaya karşı çok duyarlı olup hemen yeme küserler. Yeme küsmüş bir yavru için de bütün uğraşlar sonuçsuz kalacaktır. Benzer durum eş kuşlarda da görülebilir. Eşinden ayrılan kuşta tümör oluşumu, kanat tutulması gibi rahatsızlıklar görülebilir.
Bölgelere göre değişmekle beraber, kışı ayrı geçiren eşler genellikle şubat ayı içerisinde eşe atılırlar. İlk kez eş olacak güvercinlerin, eşe atılma tarihinden 1-2 hafta önce birbirlerine tanıtılmaları, yani yeterli büyüklükte boş bir bölmeye kapatılmaları, eşe atma tarihinde bu kuşların eş olmalarını kolaylaştırmaktadır. Eşe atma tarihinden çok önce eş olacak kuşların belirlenmesi, eşsiz olanlara eş bulunması tamamlanmalıdır. Mümkünse tüm kuşlar aynı zamanda eşe atılmalıdırlar. Böylece, eşe atma tarihinden 8-12 gün sonra tüm çiftler yumurtlarlar. Yavru alınmayacak çiftlerin altına yumurta sürülmesi gerektiğinde, tüm kuşlar neredeyse aynı zamanda yumurtladıklarından hiç sorun yaratmaz. Yine yavrular yumurtlamadan 17 gün sonra toplu olarak çıkarlar. Anaçların yavru dönemine göre beslenmeleri sorunu da böylece çözülür.

           Kümesimizdeki güvercinlerimizin arzuladığımız yöndeki özelliklerini geliştirebilmek için, yani en iyilerini seçip, en iyilerinden yavrular elde etmek için yavru veriminin bol olması gerekir. Yavru verimi denilince yılda çift başına yeme düşürdüğümüz yavru sayısı kastedilmektedir. Eğer bir üretim sezonunda çift başına ortalama yavru sayımız 6 değilse kümesinizde bir problem var demektir. Üretim sezonu şubat ile temmuz ayları arasıdır. Şubat ortasında çiftleştirme, şubat sonu yumurtlama, mart ortası yavruların çıkışı, nisan ortası yeme düşmeleri ve aşağı yukarı her ay bir çift yavrudan temmuz ortasına kadar eder dört çift yavru. Elbetteki her çiftten sekiz yavru elde etmek mümkün değil. Dolayısıyla şift başına ortalama üç çift yavru diyoruz. Düşük yavru veriminin çeşitli nedenleri olabilir. Öncelikle en iyi sayıda yavruya ulaşabilmek için önkoşullar neler onlara bir göz atalım.

             
1. Kuşlara (ana, baba) bağlı nedenler:
          
     a-Ana babaya bağlı nedenlerin en başında sağlık gelmektedir. Ancak sağlıklı kuşlardan sağlıklı ve yeterli sayıda yavru elde edilebilir. Dişi kuşun cinsiyet organları onun yumurtlaması için gerekli işleyişe sahip olmalıdır. Aynı zamanda erkeğin cinsiyet organları da yumurtayı dölleme yeteneğinde olmalıdır. Sağlık ile ilgili konuları başka bir yazımda detaylı olarak işleyeceğim. 
              
     b- Ana ve baba yumurtlama gerçekleştikten sonra onların üzerinde yatarak ve gerektiğinde onları çevirerek, bu yumurtalardan yavru çıkması için gerekli davranışları gösterme yeteneğinde olmalılar.
              
     c- Bildiğimiz gibi yavrular çıktıktan sonra ilk günlerde kursak sütü ile beslenirler. İşte yine ana ve babanın süt salgılama yetenekleri yerinde olmalıdır. Kursak sütü salgısı kuş yaşlandıkca geriler. Dolayısıyla eşler seçilirken yaşlı kuşlara genç eşlerin verilmesine dikkat edilmelidir. Çift, yavrularına düşkün olmalı yani yavruya bakma özellikleri güçlü olmalıdır.

             
2. Çevreye bağlı nedenler:
            
     a
- Çevreye bağlı nedenlerin başında besleme gelmektedir. Üretim sezonu dışında özellikle dişilerin yağlanmamasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle kışın mümkünse ağırlıklı olarak arpa verilmelidir. Yemleme bir kez yapılmalı ve kuşların yiyebildikleri kadar arpa verilmelidir. Eğer buğday veriliyorsa miktarını dörtte bir oranında azaltınız. Özellikle soğuk günlerde veya uzunca uçuşlar sonrasında yemlerine bir miktar mısır katınız yada normalde verdiğiniz yemden biraz fazlasını veriniz. Kuşlarınızı çiftleştirmeden bir hafta önce, onların eni konu kızmalarını sağlamak için yemlerine fiğ, kırık bakla, burçak ve yemlik bezelye gibi proteinli daneler katınız ya da dörtte bir oranında piliç besi yemi veriniz. Yumurtlama sonrasında bu tip yemlemeye devam ediniz. Yavrular 7-10 günlük olduktan sonra yemdeki proteinli dane oranını yada piliç besi yemini arttırınız. Yem yanısıra temiz ve berrak suda çok önemlidir. Mümkünse kümeste hergün taze su bulundurulmalıdır.
              
     b-En az besleme kadar kümesin havalanması ve güneş alması da önemlidir. Hayvanların gübresinden dolayı kapalı kümeslerde amonyak oranı çok çabuk yükselir. Amonyak, özellikle nemli bölgelerde daha da büyük bir sorundur. Kuşlarımızın üşümesinden korkmayalım. Kümeslerimizi elimizden geldiğince iyi havalandıralım. Nem ve kötü hava soğuğa nazaran kuşlarımızın daha büyük düşmanlarıdırlar. Kümesimizde büyük havalandırma açıklıklarının olması ve özellikle iyi havalarda bunların açılmaları çok önemlidir. Diğer zamanlarda da rüzgardan korumak yeterlidir. Kümesin havasının kötü olmasının diğer bir nedeni de kümesin hayvan sayusuna göre küçük olmasıdır. Sevgili yetiştiriciler, hayvan sayınızı kümesinize göre ayarlayınız. Önemli olan kuşlarımızın sayıca fazla olmaları değil, kaliteli ve sağlıklı olmalarıdır.

              
     c-Yuvalıklar mümkün olduğunca büyük olmalıdır. Yuvalıklar, yetiştirdiğimiz kuşlarımızın büyüklüklerine bağlı olarak en az 50 cm genişliğinde, 40 cm derinliğinde ve 30 cm yüksekliğinde olmalıdır.Yuvalığın içerisine ya tahtadan yada piyasada satılan yuvarlak plastik folluklardan koyunuz. Bunlar yavruların temiz kalmasını, dolayısıyla kolay kolay hastalanmamasını sağlar.

              Sevgili güvercin severler, gördüğünüz gibi başarılı bir kümes yönetimine giden yol kolay değil. Elbetteki yukarıda size önerdiklerimizi yapmak zorunda değilsiniz. Dediğim gibi bunlar öneri. Yavru veriminin nelere bağlı olduğunu gördükten sonra eminim sizler de kendi kümesinizde düzeltmeniz gereken problemleri, bizim de önerilerimizi dikkate alarak kendi yöntemlerinize göre çözeceksinizdir.
Doç. Dr. Türker Savaş
HAYAT SENİN GÖLGENDE GÜZEL
 
Reklam
 
TARİH ZAMAN
 
SON DAKİKA HABERLERİ
 
DÖVİZ KURLARI
 
İŞ İLANLARI
 
 
Sizden Önce Bugün 1 ziyaretçi bizimleydi!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=